melih-türe1-1200x800.jpg
02/Eyl/2018

Kadınların korkulu rüyası olan gözaltı torbaları, göz kapağı düşüklüğü ve göz çevresinde beliren kırışıklıklar kişiyi olduğundan daha yaşlı gösterirken, estetik kaygıyı artırıyor. Uykusuz ve yorgun görünmenize sebep oluyor. Göz ve Göz Çevresi Estetiği olarak bilinen Oküloplasti göz çevresi ve göz kapağına yönelik tüm sorunları ortadan kaldırıyor.

 

Ender olarak erken yaş dönemleri sık olarak da orta yaş grubunda karşılaşılan göz kapağı şekil bozuklukları, gözaltı torbaları ve göz çevresi kırışıklıklarına yönelik yapılan cerrahinin yüzde yüze yakın başarısı olduğunu belirten Atagöz Göz Hastalıkları Dal Merkezi Kurucu Ortağı, Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Melih Türe ‘alt göz kapağının içe veya dışa dönmesi, kirpiklerin göze batması vakaları ile sıkça karşılıyoruz. Bu durum yaş ilerledikçe dokuların dejenerasyonu ile ortaya çıkıyor. Buna ilaveten göz kaşımayla zaman içerisinde göz kapağını yerinde tutan dinamik dokuların gevşemesine neden olunuyor. Göz kapağı dışa ya da içe dönüyor. Burada çözüm cerrahi oluyor, çünkü göz kapağı göz yüzeyinden ayrılmışsa veya göz yüzeyine dönmüşse göz yüzeyini bozabiliyor, gözün kuru kalmasına neden olabiliyor’ dedi.

‘Göz Şekli Bozuklukları Sürekli Baş Ağrısına Sebep Olur’

İleri yaş gruplarında göz kapağı düşüklüklerinin sıklıkla görüldüğüne vurgu yapan Op. Dr. Melih Türe ‘Göz kapağını kaldıran kas yaşa bağlı veya yıllarca kaşıma benzeri travmalarla gevşer ve bunun sonucu olarak göz kapağı normal bulunması gereken yükseklikten daha aşağıda bulunur. İlişkin yaş grubunda göz kapağı düşüklüğünde de temel tedavi cerrahidir. Çocuklarda yapılan cerrahiden daha basit bir prosedürle ve daha yüksek bir başarıyla gerçekleştirilir. Erişkin yaş grubunda en sık gördüğümüz sorunların başında göz kapağının total düşmesi gelirken ikinci sırada göz kapağı cildinin sarkması gelir. Göz kapağı dinamik olarak düşük değildir ama göz kapağındaki derinin sarkması sonucu düşme meydana gelmiştir. Hastalarda estetik kaygılar oluşur, estetik kaygının yanı sıra hastalar göz kapağındaki yığılmaları ortadan kaldırmak için sürekli kaşlarını yukarı kaldırır. Bu durum da özellikle alın bölgesindeki kırışıklıkların artmasına ve alın bölgesinde sürekli devam eden bir ağrıya neden olur. Hastalarımız genellikle ağrının nedenini bulmak için nöroloji, kulak burun boğaz gibi pek çok bölüme başvururlar. Sonuç alamazlar, çünkü nedeni sürekli kaşları kaldırmaktır’ dedi.

Göz şeklinde meydana gelen bozukluların kirpik düşmesine sebep olduğunun altını çizen Türe, ‘sağlıklı kirpikler yay gibi yukarıya doğru kavislidir. Göz kapağındaki sarkmış olan cilt dokusu, kirpiklerin kavisini bozarak kirpikleri öne doğru eğer. Sürekli basın sonucu kirpiklerde düşme meydana gelir. Ameliyat yapsak bile bu kirpik düşmelerini normale indiremeyiz. Onun için kirpik düşmesi olmadan önce ameliyatın yapılması gereklidir. Bu ameliyata biz Blefaroplasti ameliyatı diyoruz. Blefaroplasti ameliyatının pek çok yöntemi var. Kaşın düşük olmasıyla beraber hem kaşın yükseltilmesi hem de fazla dokuların ortadan kaldırılması gerekiyor. En önemlisi hastanın fonksiyonlarını düzeltiyoruz. Yani bu kaş kaldırma refleksi ortadan kalkıyor. Hastalar genellikle bunu ‘Gözlerimden bir ton yük kalktı’ ifadesiyle dile getiriyor. Hem göz kapaklarının estetik düzenlemesini yapıyoruz hem de fonksiyonlarını yerine getirebiliyoruz. Ameliyatlarda farklı yöntemler uygulanıyor. Göz kapağı dinamik bir organdır. Sadece estetik kaygıyla yaparsanız göz kapağında estetik bir görünüm sağlarsınız ama göz kapağı fonksiyonlarını düşünmeden yaparsanız göz sağlığını bozabilirsiniz.

Bu tür ameliyatları genellikle Oküloplastik Cerrahi uzmanları yapmalıdır. Çünkü göz çevresi dokularının fonksiyonunu en iyi bilen göz hekimleridir. Yani buradaki temel amacımız fonksiyonel ve estetik düzeltmeyi yarar-zarar oranını düşünerek çok ince hesaplar yaparak gerçekleştirmektir. Çünkü uyguladığımız ve çalıştığımız alan hareketsiz bir doku değil vücudun en fonksiyonel alanıdır. Bu yüzden ameliyatı işi bilen cerrahların yapmasında fayda var’ şeklinde konuştu.

Tek Ameliyat İle Göz Altı Torbalarından ve Göz Çevresi Çizgilerinden Kurtulabiliriz

Son zamanlarda erken yaşlarda gözaltı torbası sorunuyla sıkça karşılaştıklarını belirten Op. Dr. Melih Türe, ‘erken yaşlarda meydana gelen gözaltı torbaları genetik olabileceği gibi, uyku düzensizliği, sigara ve alkol tüketimi, cilt tipi ve yanlış kozmetik kullanımı sonucu da oluşabiliyor. İleri yaşlarda ise yaşa bağlı gelişiyor. Tek ameliyat ile hem alt hem de üst göz kapağındaki yağlanmaları gideriyor, göz çevresinde oluşan çizgileri, yağ fıtıklarını tamamen ortadan kaldırabiliyoruz’ dedi.

 


DSC_0017-1200x800.jpg
01/Ağu/2018

Atagöz Göz Sağlığı Dal Merkezi Kurucu Ortaklarından Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Melih Türe bebeklerde ve çocuklarda göz kapağı düşüklüğünün önemsenmesi gerektiğini belirterek ‘göz kapağı düşüklüğü kalıcı göz tembelliğine sebep olabilir’ dedi.
Bebeklerde doğuştan gelen göz kapağı düşüklüğünün nedenini çok iyi araştırmak gerektiğini, sebebin göz kapağı kaslarının çalışmamasından, nörolojik bir durumdan ya da kas hastalıklarından kaynaklanabileceğini ifade eden Op. Dr. Melih Türe, ‘Göz kapakları vücudun en dinamik organlarından birisidir. Gözün nemliliğini sağlamak, korumak, gözün ön yüzeyini temizlemesi açısından göz sağlığının temel taşlarındandır. Göz kapağı refleks olarak dakikada 12 -16 arasında sürekli açılıp kapanan bir dokudur. Göz kapağını arabanın sileceği gibi düşünürsek bütün göz yüzeyini koruyan, gözün nemliliğini ve mükemmel görüşü sağlayan bir dokudur.
Doğuştan göz kapağı düşüklüğü nedenlerini belirten Op. Dr. Melih Türe, ‘Bu genellikle doğuştan göz kapağını çalıştıran kasların gelişim bozukluğuna bağlı olarak meydana geliyor. Tedavisi kesinlikle cerrahi, burada önemli olan ameliyatın zamanına karar vermek. Başarılı sonuç alabilmek için hastanın doğru tanımlanması gerekiyor. En sık rastlanan doğuştan göz kapağı kaslarının çalışmaması olsa da nadir olarak göz kapağı düşüklüğünün nedeni nörolojik ya da kas hastalıkları da olabiliyor’ dedi.
‘Çocuğum Öğrenmiyor Demeyin Göz Muayenesine Getirin’
Tedavi sürecine geç kalındığında gözün ömür boyu tembel kalma riskinin olduğuna vurgu yapan Op. Dr. Türe, ‘Tedavide temel ilke gözün tembel kalmasının önüne geçmek, göz kapağı düşüklüğünü ve tembellik riskini ortadan kaldırmaktır. Özellikle göz kapağı düşüklüğüne bağlı, tembellik gelişen çocuklarda göz kapağını ameliyatla yeniden normale çevirseniz bile tembellik ömür boyu kalıcı hal alabilir. Görmeyen göz öğrenemez, aileler göz kapağı düşüklüğünü önemsemediği takdirde, çocukluk döneminde hastanın yaşıtlarından daha geç öğrendiğini, okumaktan yazmaktan kaçındığını görüyoruz.’ dedi.
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Melih Türe göz tembelliğinin nedenlerini ve tedavi şekillerini şöyle açıkladı;
Tembellik iki nedenle meydana geliyor. Birincisi gözün göz bebeğini yani görme aksını kapatması sonucu görme kaybına bağlı göz tembelliği, bundan daha sık görülen ikinci neden ise göz kapağının yüksek astigmata yol açması. Eğer bu riskli durumlar varsa tıbben erken cerrahi yapılmak zorunda. Cerrahide de genellikle hastanın kendi kası çok az çalıştığı için ya bir slikon materyalle ya da hasta üç –dört yaşından büyük ise bacaktan aldığımız bir dokunun frontal askı cerrahisi dediğimiz göz kapağını alın ve kas kaşına bağlamak yöntemiyle tedavi ediyoruz. Bu tedavi ile göz kapağı yukarı kalkıyor. Ameliyatta önemli olan cerrahinin zamanlaması, cerrahinin şekli ve cerrahi sonrası bakımdır. Gözün kuru kalmaması için pek çok önlem almak ve yakın takip gerekiyor. Eğer gözde tembellik riski yoksa, göz kapağı düşüklüğüne bağlı estetik kaygıyı gidermek için önerdiğimiz operasyon zamanı hastanın ilkokula başlamadan önceki çağı.
Biz genellikle vakaları ailelerin bebeklik çağındaki göz kapağı düşüklüğünü önemsememesinden dolayı erişkin yaş grubuna doğru görüyoruz ve cerrahi tedavi ile düzeltiyoruz. Ailelerin göz kapağı düşüklüğüne bağlı tembellik riskinin olduğunu bilmesi ve tembelliğin önüne geçebilmek için erken tanının konarak, bir an önce cerrahi yapılması çok önemli. Tembellik geliştikten sonra bunun maalesef bir tedavisi olmuyor. Göz kapağı düşüklüğü fark edildiği zaman hemen muayene edilip, tembellik veya tembellik riski olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor. Ailenin hem hastalığın tanınması açısından hem de tedavi süresince uyumlu olması da tedavi sürecinde büyük önem arz ediyor.
Gelişen Görme Kaybı Geri Gelmiyor
Üstünde durulması gereken hususun bebeklerde ve çocuklarda göz kapağı düşüklüğü olduğuna vurgu yapan Op. Dr. Türe, ‘bebeklerde ve çocuklarda göz kapağı düşüklüğü önemli bir durumdur, ihmal edilmemesi gerekmektedir. Göz tembelliği geliştikten sonra yapılacak olan cerrahinin görme kaybını geri getirmek için sağlayacağı fayda yoktur’ dedi.